Platoda Mola, Karadeniz'in kalbinde, doğayla iç içe, samimi ve otantik bir deneyim sunuyor. Yüzlerce yıllık bir aile evinin pansiyona dönüştürülmesiyle ortaya çıkan bu mekan, misafirlerine adeta kendi evlerindeymiş hissi veriyor. Özellikle Zeynep Abla'nın elinden çıkan enfes yöresel yemekler, kendi üretimleri olan taze ürünlerle hazırlanıyor ve lezzetleriyle damaklarda iz bırakıyor. Ahmet Abi'nin sıcak sohbeti ve bölgeye hakimiyeti sayesinde keşfedilmeyi bekleyen yürüyüş rotaları da cabası. Çocuklu aileler için de çiftlik hayvanları ve orman yürüyüşleriyle dolu keyifli anlar vaat ediyor. Burası, lüks bir tatil köyü yerine kişisel ve yerel bir deneyim arayanlar için biçilmiş kaftan. · Mekanın en büyük handikapı, bir lokanta gibi çalışmaması ve önceden rezervasyon veya iletişim gerektirmesi. Özellikle Vedat Milor gibi popüler bir ismin tavsiyesiyle gelen, ancak bu bilgiye sahip olmayan misafirler için hayal kırıklığı yaratabiliyor. Tabela eksikliği ve 'ev' konsepti, dışarıdan gelenler için kafa karışıklığına yol açıyor. Ayrıca, işletme sahiplerinin bazen 'misafir' ve 'müşteri' ayrımını net yapamaması, özellikle yoğun veya beklenmedik ziyaretlerde olumsuz deneyimlere neden olabiliyor. Yağmurlu havada uzun bir yürüyüş sonrası kapıda azarlanmak gibi durumlar, misafirperverlik imajına zarar veriyor ve iyileştirilmesi gereken ciddi bir nokta. Hızlı servis beklentisiyle gelenler için uygun bir yer değil, zira burası bir 'mola' yeri, bir 'ev' ve her şey kendi ritminde akıyor.
Tavsiye: Zeynep Abla'nın ev yemekleri (menü değiştiği için spesifik isimler yerine genel ifade), Yöresel Mantarlı Yemekler, Kendi üretimleri olan kahvaltılıklar